Ana içeriğe atla

Rotanı Belirle

Hepimizin hayatta belli hedef ve amaçları olmalı.Bir "rota" belirlemeliyiz kendimize..Rotasız çıkılan bir yolun sonu mutlak kaybolmaktır..Ne yapacağını bilememek,ileriyi görememek ve sonucu yanlış limanlara savrulmak.En ufak attığın adım da dahi bir amacı olmalı insanın.
Sonrasında ise sadece istemenin,hayaller kurmanın yeterli olmayacağını bilmeliyiz.İstiyorsun ama ne yapıyorsun elde etmek için?Herkes hayallerinin gerçekleşmesini istiyor lakin bunu çok az insan başarıyor..Neden?Çünkü mütemadiyen bahanelerimiz var..Evet, o arkasına sığındığın senin için "haklı" gerekçelerin hepsi aslında birer bahane..Çünkü bu bir amaçsa asla imkansız değildir..Bir kez daha düşün bahanelerini ve onları neden yarattığını..Geç kaldığını mı düşünüyorsun?Kime göre neye göre geç?Hala nefes alıyorsan hiçbir şey için geç değildir..Uğrunda emek harcamak zor mu geliyor?Bir çok istemediğin şeye emek verirken istediğin uğruna yorulmak mı zor?Korkuların endişelerin mi var?Peki nereye kadar kaçacaksın?Yenmek ve kurtulmak çok daha rahatlatıcı değil mi?
Bu kez kaçma!Koş hayallerinin peşinden..Belki hayalindeki gibi olmayacak ama ne kaybedersin ki?Hatta uğruna kendinden feragat etmeyi bile göze al!Gerekirse biraz değiş!Sadece kendin ve hayallerin için..Korkularını,endişelerini at bir kenara fırlat ya da sonuna kadar yüzleş onunla!Bunlar için vazgeçme!Emek vermeden olmuyor,biliyorsun..Onun verdiği hazzı yakalamayacaksın başka limanlarda.. İstediğin hayata,hayallere,amaçlara koş şimdi!Hala nefes alabiliyorken ..

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Seni Seçtim Pikachu

Merhabaaa.🙌 Yine bir süre yoktum buralarda.😓 "Yazıyorsun da haber mi vermiyorsun?" diyen herkesi yerim!😍
Çaylar,kahveler alındıysa başlıyorum bugünkü konumuza. Bugün "Hayatın ne kadarı bizim elimizde?" diye bir soralım istiyorum. Bana göre hayat ikiye ayrılıyor. Bir kısmı kader bir kısmı seçimdir.  Kader kısmı (inanabilir veya inanmayabilirsin) elimizde olmayan şeyler. Doğum tarihi, ölüm tarihi, kaza, nerede kimin çocuğu olarak doğacağın vs. Yani aslında hayatın ana hatları denilebilir.  Seçim kısmı da senin verdiğin kararlar, tavırlar, davranışlar vs. Yani ana hatların arasını biz yapıyoruz seçimlerle. Her şeyi mutluluğa bağlayan ben bu konuyu da bağlayacağım elbet. Mutlu olmak, üzgün olmak , sinirli olmak da işini,eşini seçmek gibi bir seçim! Başta saçma gelebilir. O halde seninle bir hayale dalalım. Yeni bir güne başlıyorsun. Bi bakıyorsun okula/işe geç kalmıssın. Tepkin muhtemelen hayata isyan etmek olacak. Neden? Sende bir insansın ve herkes gibi uyuyakala…

Bana Değer

Merhaba! Yine yazmadım ihmal ettim buraları. Ama ben burayı bir bahçe gibi görüyorum. Önce bir şeyler ekmeliyim hayatıma. Filizlenip açacak çiçeklerim olsun ki yazayım buralara. Buradaki her bir yazı belki bir gözlem belki kendime bir not. Bugünkü kendime bir not. Herkesin kendine bırakması gereken bir not..
Kendini sev! Her halinde hem de. Sivilcenle, kilonla, boyunla, tarzınla, hayallerinle, seni sen yapan her şeyinle!
Sen özelsin! Bak çevrene senden başka var mı bir tane daha? Aynı senin gibi görünen, senin gibi düşünen.. Yok işte, bir tane daha sen yok! İşte bu yüzden önemlisin.
Asıl önemli olana geliyorum. Kendine değer ver! Kendine değer verirsen hem kendini sever hem de özel görürsün. Ama öyle laf olsun diye değil. Kendini en değerli görmek zorundasın. Altını çiziyorum bu bir zorunluluk. Kendine değer vermezsen kimse sana değer vermez. Kendini bir başkasından değersiz kılarsan o kişi yarın bir gün kendini değerli kılarsa buna kızamazsın. Ben salak mıyım? Yapar mıyım öyle şey d…

BİR AN

Bu kez uzun bir otobüs yolculuğunda yazıyorum.. Uzun bir yol, dingin bir müzik.. Gidiyor yol, bitmeyecek gibi..
Yol bitmiyor da biten şeyler var hayatta. Ömür mesela. Bunu fark etmek için illa birinin hasta olması veya ölmesi mi gereklidir ki? Her an patlayacak bir bomba misali yanı başımızda beklemiyor mudur?
Sağlık mesela. Bitmese de bozulan bir yapı. Peki ya sağlığa şükretmek için hep hasta veya engelli mi görmek gerekir? Gerçek şükür bu mudur ki?
Bir şeyleri fark etmemiz için hep bir şeyler görmek, duymak zorunda mıyız?
Şu an hala nefes alıyorken çeksek en büyük nefesimizi.. İki kelime süzülse dilimizden .. "Çok şükür!" Sonra hala var olan sağlık sorunlarına rağmen bin beterleri için de bi "Şükür" desek.. Hep buna şükür! Belki o zaman o gitmeyen kara bulutlarımız dağılır, yaşadığımız o "anın" tadına varırdık. Evet, o hala nefes aldığın kısacık an. Geri gelmeyen, sadece senin olan.
Belki de hayat sadece bir an.  Biz onu bu denli karmaşıklaştırıyoruz. …