Ana içeriğe atla

Bana Değer

Merhaba! Yine yazmadım ihmal ettim buraları. Ama ben burayı bir bahçe gibi görüyorum. Önce bir şeyler ekmeliyim hayatıma. Filizlenip açacak çiçeklerim olsun ki yazayım buralara. Buradaki her bir yazı belki bir gözlem belki kendime bir not. Bugünkü kendime bir not. Herkesin kendine bırakması gereken bir not..
Kendini sev! Her halinde hem de. Sivilcenle, kilonla, boyunla, tarzınla, hayallerinle, seni sen yapan her şeyinle!
Sen özelsin! Bak çevrene senden başka var mı bir tane daha? Aynı senin gibi görünen, senin gibi düşünen.. Yok işte, bir tane daha sen yok! İşte bu yüzden önemlisin.
Asıl önemli olana geliyorum. Kendine değer ver! Kendine değer verirsen hem kendini sever hem de özel görürsün. Ama öyle laf olsun diye değil. Kendini en değerli görmek zorundasın. Altını çiziyorum bu bir zorunluluk. Kendine değer vermezsen kimse sana değer vermez. Kendini bir başkasından değersiz kılarsan o kişi yarın bir gün kendini değerli kılarsa buna kızamazsın. Ben salak mıyım? Yapar mıyım öyle şey deme! Bahsettiğim en yakının dahi olsa önce kendine değer vermek zorundasın. Bencil olmaktan bahsetmiyorum. Bir tek kendini düşün önemse asla demem. Herkesi düşün sen gene, ama kendini ihmal etme. Bir çok kendini; eşine, ailesine, çocuğuna adamış insan var. Eğer bir başkasına kendinden çok değer verirsen, o kadar çok beklentin de beraberinde gelir ki! Kimseyi sırf sen değer verdin diye beklentilerin altında bırakamazsın. Yarın bir gün en değer vermediği olmazsan onu bununla suçlayamazsın. Bu kişi çocuğun dahi olsa kendine değer veren bir ebeveyn, kendini tamamiyle değersiz kılandan çok daha değerlidir.(Biraz karışık oldu sanki ama benim zeki okurum anlar.)
Uzattık ya gene lafı. Aman bu çok uzun diyip okunamayacak belki gene. Ama bir kişi bile okusa, bir kişiye bile dokunsa yeter bana.
O halde özetliyorum sözlerimi. Kendine değer vermezsen, kimse vermez. Kimseden en değerlisi olmayı bekleme. Önce kendine değer ver. Kendini önemse. Kendini her koşul da mutlu etmeye çalış. Kendini en iyi kendin anlarsın. Kendini saçma sapan yargılamaktan vazgeç. Her şeyi başarabilirsin, kendine güven. Eğer kendine değer verirsen, kendin için kendine iyi bakarsan her şey düzelecek.
Hadi şimdi bak aynaya. O kişiye duymak istediklerini söyle. Onu sevdiğini ve hiçbir şeyin ondan önemli veya değerli olmadığını söyle..
Son olarak o değerli insana hoşçakal. Bir başka yazıda görüşmek üzere.✋

Yorumlar

  1. Tepkilerin isimlerini değiştirebilirsiniz. Kesin daha anlamlı olacaktır. Kolay gelsin.

    YanıtlaSil
  2. Kendini sev, kendinle barışık ol. Hayatta karşı mücadelede yapabileceklerine güven gerisinide boşver gitsin 😊

    YanıtlaSil
  3. Aynen dediklerini yapıyorum pıtırcık , sende yapıyorsun biliyorum yine bir ortak noktamız var işte�� çok güzel anlatmışsın tebrikler��

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tazeye çekmenin güzellikleri.💓😊😊 Teşekkür ederim.😍😍

      Sil
  4. Kendisini sevmekle ilgili bu yazısını da çok begendim sn. bloggerın zira ben de kendisini çok seviyorum🤗❤

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bende Sayın Gökçe Coşkun'a hem bayılıyor hem de onu çok seviyorum!😍

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Seni Seçtim Pikachu

Merhabaaa.🙌 Yine bir süre yoktum buralarda.😓 "Yazıyorsun da haber mi vermiyorsun?" diyen herkesi yerim!😍
Çaylar,kahveler alındıysa başlıyorum bugünkü konumuza. Bugün "Hayatın ne kadarı bizim elimizde?" diye bir soralım istiyorum. Bana göre hayat ikiye ayrılıyor. Bir kısmı kader bir kısmı seçimdir.  Kader kısmı (inanabilir veya inanmayabilirsin) elimizde olmayan şeyler. Doğum tarihi, ölüm tarihi, kaza, nerede kimin çocuğu olarak doğacağın vs. Yani aslında hayatın ana hatları denilebilir.  Seçim kısmı da senin verdiğin kararlar, tavırlar, davranışlar vs. Yani ana hatların arasını biz yapıyoruz seçimlerle. Her şeyi mutluluğa bağlayan ben bu konuyu da bağlayacağım elbet. Mutlu olmak, üzgün olmak , sinirli olmak da işini,eşini seçmek gibi bir seçim! Başta saçma gelebilir. O halde seninle bir hayale dalalım. Yeni bir güne başlıyorsun. Bi bakıyorsun okula/işe geç kalmıssın. Tepkin muhtemelen hayata isyan etmek olacak. Neden? Sende bir insansın ve herkes gibi uyuyakala…

BİR AN

Bu kez uzun bir otobüs yolculuğunda yazıyorum.. Uzun bir yol, dingin bir müzik.. Gidiyor yol, bitmeyecek gibi..
Yol bitmiyor da biten şeyler var hayatta. Ömür mesela. Bunu fark etmek için illa birinin hasta olması veya ölmesi mi gereklidir ki? Her an patlayacak bir bomba misali yanı başımızda beklemiyor mudur?
Sağlık mesela. Bitmese de bozulan bir yapı. Peki ya sağlığa şükretmek için hep hasta veya engelli mi görmek gerekir? Gerçek şükür bu mudur ki?
Bir şeyleri fark etmemiz için hep bir şeyler görmek, duymak zorunda mıyız?
Şu an hala nefes alıyorken çeksek en büyük nefesimizi.. İki kelime süzülse dilimizden .. "Çok şükür!" Sonra hala var olan sağlık sorunlarına rağmen bin beterleri için de bi "Şükür" desek.. Hep buna şükür! Belki o zaman o gitmeyen kara bulutlarımız dağılır, yaşadığımız o "anın" tadına varırdık. Evet, o hala nefes aldığın kısacık an. Geri gelmeyen, sadece senin olan.
Belki de hayat sadece bir an.  Biz onu bu denli karmaşıklaştırıyoruz. …