Ana içeriğe atla

Olmak İstediğin Sen

Senin de olmak istediğin bir sen vardır. Bu ne mi demek? Hani aynanın karşısına geçiyorsun ve ah şuramda şöyle olsa diyorsun ya veya bir arkadaşın bir yeteneğinden bahsederken benim de keşke şöyle bir yeteneğim olsa diyorsun, benimde onun gibi bir tarzım olsa onun kadar maddi gelirim olsa... Fark etmiyorsun belki ama sürekli olmak istediğin bir sen var. O kişi senin mükemmel versiyonun. Belki o olmayı sadece istiyorsun, belki harekete de geçeceksin ama üşeniyorsun, erteliyorsun veya çoktan çaba harcamaya başladın.
Öncelikle insanız ve kıskanmak çok normal bir duygumuz. Ya da imrenmek mi desek? Onda gözümüz yok ama keşke bizde de olsa dimi? Öncelikle böyle düşündüğün için kendini suçlama bu normal bir süreç. Hepimiz kimi zaman imreniyoruz birilerini. Ama kendine yeni bir sen yaratmadan önce bak bir kendine. Sahip olduğun şeyleri gör. Bil ki senin de kıskanılası yanların var. Bir başkası da seni kıskanıyor. Benim neremi kıskansın deme iste! Yeteneğini henüz keşfetmemiş olabilirsin, fiziğini beğenmiyor olabilirsin. Ama diyorum ki illaki kıskanılacak bir yanın ve bir yeteneğin var. Kaldı ki istersen "sağlıklı" bir fiziğe kavuşabilirsin. Öncelikle belirle neleri imrendiğini. Eğer bir çabayla yapabileceğin şeylerse ne duruyorsun? Şuandan itibaren basla istediğin sen olmaya. Bahane bulma bana. Parasızlık, zamansızlık diye. Ya imreniyorum diye sızlanma ya da bir çaba harca! Bil ki bu süreç kolay olmayacak ama istediğin gerçekten buysa en azından belli başlı şeyler değişebilir. Yeteneğim yok ki diyorsan da keşfetmelisin diyorum. İllaki var ve keşfedilmeyi bekliyor. Bence oldukça heyecan verici! Dene, ara, bul! Bulduğunda özgüvenin dahi artacak. O imrendiğin vücut gibi bir vücudun olabilir, onun gibi giyinebilirsin, sende resim çizebilirsin... Ama ufak bir öneri! Kendini kendinle kıyasla ve bu imrendiğin şeylerin seni iyi yöne götürdüğüne emin ol. Mükemmel olmaya da kasma yahu! Olamayacaksın. Hadi oldun diyelim o yüzünce çıkacak olan kocaman sivilceyi durduramazsın.😂 Kusursuz olmaya çalışma, çünkü buna gerek yok. Kendini olduğun gibi sev. Sadece geliştirmeye,biraz daha iyi olmaya çaba harca! Netice de ölümlü dünya önemli olan mutlu olmak. Bu seni mutlu edecekse durma öyle! İstemek yetmiyor! Haydi, şimdi kendini fark etme ve istediğin sen olma zamanı!


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Seni Seçtim Pikachu

Merhabaaa.🙌 Yine bir süre yoktum buralarda.😓 "Yazıyorsun da haber mi vermiyorsun?" diyen herkesi yerim!😍
Çaylar,kahveler alındıysa başlıyorum bugünkü konumuza. Bugün "Hayatın ne kadarı bizim elimizde?" diye bir soralım istiyorum. Bana göre hayat ikiye ayrılıyor. Bir kısmı kader bir kısmı seçimdir.  Kader kısmı (inanabilir veya inanmayabilirsin) elimizde olmayan şeyler. Doğum tarihi, ölüm tarihi, kaza, nerede kimin çocuğu olarak doğacağın vs. Yani aslında hayatın ana hatları denilebilir.  Seçim kısmı da senin verdiğin kararlar, tavırlar, davranışlar vs. Yani ana hatların arasını biz yapıyoruz seçimlerle. Her şeyi mutluluğa bağlayan ben bu konuyu da bağlayacağım elbet. Mutlu olmak, üzgün olmak , sinirli olmak da işini,eşini seçmek gibi bir seçim! Başta saçma gelebilir. O halde seninle bir hayale dalalım. Yeni bir güne başlıyorsun. Bi bakıyorsun okula/işe geç kalmıssın. Tepkin muhtemelen hayata isyan etmek olacak. Neden? Sende bir insansın ve herkes gibi uyuyakala…

Bana Değer

Merhaba! Yine yazmadım ihmal ettim buraları. Ama ben burayı bir bahçe gibi görüyorum. Önce bir şeyler ekmeliyim hayatıma. Filizlenip açacak çiçeklerim olsun ki yazayım buralara. Buradaki her bir yazı belki bir gözlem belki kendime bir not. Bugünkü kendime bir not. Herkesin kendine bırakması gereken bir not..
Kendini sev! Her halinde hem de. Sivilcenle, kilonla, boyunla, tarzınla, hayallerinle, seni sen yapan her şeyinle!
Sen özelsin! Bak çevrene senden başka var mı bir tane daha? Aynı senin gibi görünen, senin gibi düşünen.. Yok işte, bir tane daha sen yok! İşte bu yüzden önemlisin.
Asıl önemli olana geliyorum. Kendine değer ver! Kendine değer verirsen hem kendini sever hem de özel görürsün. Ama öyle laf olsun diye değil. Kendini en değerli görmek zorundasın. Altını çiziyorum bu bir zorunluluk. Kendine değer vermezsen kimse sana değer vermez. Kendini bir başkasından değersiz kılarsan o kişi yarın bir gün kendini değerli kılarsa buna kızamazsın. Ben salak mıyım? Yapar mıyım öyle şey d…

BİR AN

Bu kez uzun bir otobüs yolculuğunda yazıyorum.. Uzun bir yol, dingin bir müzik.. Gidiyor yol, bitmeyecek gibi..
Yol bitmiyor da biten şeyler var hayatta. Ömür mesela. Bunu fark etmek için illa birinin hasta olması veya ölmesi mi gereklidir ki? Her an patlayacak bir bomba misali yanı başımızda beklemiyor mudur?
Sağlık mesela. Bitmese de bozulan bir yapı. Peki ya sağlığa şükretmek için hep hasta veya engelli mi görmek gerekir? Gerçek şükür bu mudur ki?
Bir şeyleri fark etmemiz için hep bir şeyler görmek, duymak zorunda mıyız?
Şu an hala nefes alıyorken çeksek en büyük nefesimizi.. İki kelime süzülse dilimizden .. "Çok şükür!" Sonra hala var olan sağlık sorunlarına rağmen bin beterleri için de bi "Şükür" desek.. Hep buna şükür! Belki o zaman o gitmeyen kara bulutlarımız dağılır, yaşadığımız o "anın" tadına varırdık. Evet, o hala nefes aldığın kısacık an. Geri gelmeyen, sadece senin olan.
Belki de hayat sadece bir an.  Biz onu bu denli karmaşıklaştırıyoruz. …