Ana içeriğe atla

Dibe Vurmak

Dibe vurmadan en yükseğe ulaşılmazmış. Hayatta her şeyin bir bedeli var. Çok mutlu olmanın da bir bedeli vardı. İlk -nasıl olacak bilmiyorum ama- çok üzüleceksin. Canın yanacak epey. Gözyaşların kurumayacak belki. Herkes inatla "Nasılsın?" diye soracak. Her zamankinden daha sinir bozucu gelecek bu soru sana. Konuşmak dahi istemeyeceksin. İyi demek o haldeyken yalan söylemek gibi gelecek. Kötüyüm desen ardı arkası kesilmeyen sorular. Koskaca bir "Neden?" sorusu dikilecek karşına. İyi demeye dahi hali olmayan sen açıklama yapmaya çok uzak olacaksın. "Öyle işte" süzülecek dudaklarından. İçin yana yana susmak isteyeceksin. Hatta herkesten uzaklaşmak isteyeceksin. Yapayalnız bir evde yaşadığını herkesten uzak olduğunu hayal edeceksin. Yine de bazı şeylere şükredeceksin ama bu da seni rahatlatmayacak. İnsanlardan öylesine yorulacaksın ki. İyiliğini istediklerini bildiğinden bağırıp çağıramayacaksın da. Bunu yaparsan daha da için yanacak. Hislerini kontrol edemeyeceksin bazen. Hiç olmadık şeye delicesi sinirleneceksin mesela. İçindeki yangını sözcüklerinle bastırmak istercesine daha yüksek sesle bağıracaksın. Sen dahi kendini tanıyamayacaksın. İç sesin  inatla susmayacak. Sonra çareyi müziklerde bulacaksın. Bir süre sonra onlar da yetmeyecek. Belki kendini yemeğe vereceksin. Belki de hiçbir şey yiyemeyeceksin. Insanlar buna da laf edecek. Kimse susmayacak, sen daha cok yıpranacaksın.
Ama bir gün acın hafifleyecek. Eğer bitmeyen bir acıysa acın sona eremeyecek. Ama eskisi gibi de yakamayacak canını. Hatta belki bir anı olarak kalacak her şey. Dip bu işte. Dip soğuktur,için üşür. Dip karanlıktır. Ama aydınlık gelecek bir gün. O mutlu günlerin bedelini önceden ödemiş olacaksın. Artık daha güçlü olacaksın. Dağılacak ruhunun tüm kara bulutları. Kim bilir? Belki en mutlu sen olacaksın.
Herkes dibi görür. Hatta defalarca. Ama herkesin dibinin boyutu farklı. Acının boyutu da öyle. Öyle zamanlarda dinlendiren müzik,uyku,bitki çayı ve cikolata iyi gelecek. Yeter ki her şeyi öfkene yükleyip öfkeyle kalıcı yanlışlar yapma.. Diplerimizin az ve derin olmadığı günlerimiz olsun. Unutma ki her ne olursa olsun "Her şey bir gün güzel olacak!"

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Seni Seçtim Pikachu

Merhabaaa.🙌 Yine bir süre yoktum buralarda.😓 "Yazıyorsun da haber mi vermiyorsun?" diyen herkesi yerim!😍
Çaylar,kahveler alındıysa başlıyorum bugünkü konumuza. Bugün "Hayatın ne kadarı bizim elimizde?" diye bir soralım istiyorum. Bana göre hayat ikiye ayrılıyor. Bir kısmı kader bir kısmı seçimdir.  Kader kısmı (inanabilir veya inanmayabilirsin) elimizde olmayan şeyler. Doğum tarihi, ölüm tarihi, kaza, nerede kimin çocuğu olarak doğacağın vs. Yani aslında hayatın ana hatları denilebilir.  Seçim kısmı da senin verdiğin kararlar, tavırlar, davranışlar vs. Yani ana hatların arasını biz yapıyoruz seçimlerle. Her şeyi mutluluğa bağlayan ben bu konuyu da bağlayacağım elbet. Mutlu olmak, üzgün olmak , sinirli olmak da işini,eşini seçmek gibi bir seçim! Başta saçma gelebilir. O halde seninle bir hayale dalalım. Yeni bir güne başlıyorsun. Bi bakıyorsun okula/işe geç kalmıssın. Tepkin muhtemelen hayata isyan etmek olacak. Neden? Sende bir insansın ve herkes gibi uyuyakala…

Bana Değer

Merhaba! Yine yazmadım ihmal ettim buraları. Ama ben burayı bir bahçe gibi görüyorum. Önce bir şeyler ekmeliyim hayatıma. Filizlenip açacak çiçeklerim olsun ki yazayım buralara. Buradaki her bir yazı belki bir gözlem belki kendime bir not. Bugünkü kendime bir not. Herkesin kendine bırakması gereken bir not..
Kendini sev! Her halinde hem de. Sivilcenle, kilonla, boyunla, tarzınla, hayallerinle, seni sen yapan her şeyinle!
Sen özelsin! Bak çevrene senden başka var mı bir tane daha? Aynı senin gibi görünen, senin gibi düşünen.. Yok işte, bir tane daha sen yok! İşte bu yüzden önemlisin.
Asıl önemli olana geliyorum. Kendine değer ver! Kendine değer verirsen hem kendini sever hem de özel görürsün. Ama öyle laf olsun diye değil. Kendini en değerli görmek zorundasın. Altını çiziyorum bu bir zorunluluk. Kendine değer vermezsen kimse sana değer vermez. Kendini bir başkasından değersiz kılarsan o kişi yarın bir gün kendini değerli kılarsa buna kızamazsın. Ben salak mıyım? Yapar mıyım öyle şey d…

BİR AN

Bu kez uzun bir otobüs yolculuğunda yazıyorum.. Uzun bir yol, dingin bir müzik.. Gidiyor yol, bitmeyecek gibi..
Yol bitmiyor da biten şeyler var hayatta. Ömür mesela. Bunu fark etmek için illa birinin hasta olması veya ölmesi mi gereklidir ki? Her an patlayacak bir bomba misali yanı başımızda beklemiyor mudur?
Sağlık mesela. Bitmese de bozulan bir yapı. Peki ya sağlığa şükretmek için hep hasta veya engelli mi görmek gerekir? Gerçek şükür bu mudur ki?
Bir şeyleri fark etmemiz için hep bir şeyler görmek, duymak zorunda mıyız?
Şu an hala nefes alıyorken çeksek en büyük nefesimizi.. İki kelime süzülse dilimizden .. "Çok şükür!" Sonra hala var olan sağlık sorunlarına rağmen bin beterleri için de bi "Şükür" desek.. Hep buna şükür! Belki o zaman o gitmeyen kara bulutlarımız dağılır, yaşadığımız o "anın" tadına varırdık. Evet, o hala nefes aldığın kısacık an. Geri gelmeyen, sadece senin olan.
Belki de hayat sadece bir an.  Biz onu bu denli karmaşıklaştırıyoruz. …