Ana içeriğe atla

Mutlu Yıllar

Upuzun bir aradan sonra merhabaa! Ne de uzun zaman olmuş yazmayalı. Niye yazmadın diyecek olursanız insanlara “zorla” okutuyormuşum hissi inanın bana iyi gelmiyordu. Yani buraya yazmak çok zor bir iş değil tabii ki ama yine de bir emek sarf ediyorum. Ardında da insanlara zorla okuttuğumu hissetmem beni blog olayından biraz uzaklaştırdı. Bana gelip “Artık yazmıyor musun, yazmayacak mısın?” diyen herkese teşekkürlerimi sunuyorum.
Yeni bir yıl geliyor! Ve bence bunun şerefine birkaç bir şey yazılabilinir. Sizi bilemiyorum ama 2016 benim için genel anlamda şahane bir yıldı diyemeyeceğim. Zor bir yıldı benim için. Özellikle insan ilişkileri konusunda… Neyse ki geride kalacak her şey.
Diyorum ki senin için de bu yıl iyi de olsa kötü de olmuş olsa 2017 bizim yılımız olsun. Yeni umutlar, hayaller inşaa edelim. Mesela yazalım bir kâğıda 2017den ne istediğimizi. Sadece istemek yetmeyecek ama ilk adım bu! Beklentilerimiz, hayallerimiz, başarmak istediğimiz şeyler ve o yıllarca istediğin ama bir türlü olmayan şeyler. Onlar neyse bir toparlasak kafamızda ve 2017 de yapsak mesela! Senin de için bir tuhaf olmuyor mu onların gerçek olacağı hissiyle? Bahsettiğim şeyler tabi olması mümkün olan sadece emek veya zaman gerektiren şeyler.
Umutlarla girdiğimiz yılda da öyle yatarak olmadığından çaba harcayacağız. Sana 365 sayfalık bir defter verilmesi gibi bir şey bu! Her sayfayı sen dolduracaksın. İstekler ve hayallerin için verdiğin çabanın olduğu bir defter olsa bu! Sonra bunu elde ettiğin günler ardından gelen kutlamaların ve kahkahalarınla dolsa sayfalar. Her ne istiyorsan “erteleme” artık diyorum yani. Gel artık bir yerlerden başlayalım bu yılda! Ne de olsa daha kaç yıl görebileceğiz bilmiyoruz.
Yeni bir başlangıç yapmanın ve radikal kararlar almanın tam da zamanı! Tabi astroloji bu konuda ne düşünür bilemiyorum. Ama tertemiz henüz yaşanmamış olan bu günleri en verimli en güzel şekilde geçirelim! Haydi, şimdi liste zamanı! Bunu da erteleme lütfen! İnan, bu bizim yılımız olacak…

Yeni yılın kutlu olsun. J Umuyorum ki daha az ülke sorunlarının olduğu, daha huzur içinde yaşadığımız, hayallerimizi, beklentilerimizin ve dileklerimizin gerçek olduğu bir yıl olur. Mutlu yıllar!

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Seni Seçtim Pikachu

Merhabaaa.🙌 Yine bir süre yoktum buralarda.😓 "Yazıyorsun da haber mi vermiyorsun?" diyen herkesi yerim!😍
Çaylar,kahveler alındıysa başlıyorum bugünkü konumuza. Bugün "Hayatın ne kadarı bizim elimizde?" diye bir soralım istiyorum. Bana göre hayat ikiye ayrılıyor. Bir kısmı kader bir kısmı seçimdir.  Kader kısmı (inanabilir veya inanmayabilirsin) elimizde olmayan şeyler. Doğum tarihi, ölüm tarihi, kaza, nerede kimin çocuğu olarak doğacağın vs. Yani aslında hayatın ana hatları denilebilir.  Seçim kısmı da senin verdiğin kararlar, tavırlar, davranışlar vs. Yani ana hatların arasını biz yapıyoruz seçimlerle. Her şeyi mutluluğa bağlayan ben bu konuyu da bağlayacağım elbet. Mutlu olmak, üzgün olmak , sinirli olmak da işini,eşini seçmek gibi bir seçim! Başta saçma gelebilir. O halde seninle bir hayale dalalım. Yeni bir güne başlıyorsun. Bi bakıyorsun okula/işe geç kalmıssın. Tepkin muhtemelen hayata isyan etmek olacak. Neden? Sende bir insansın ve herkes gibi uyuyakala…

Bana Değer

Merhaba! Yine yazmadım ihmal ettim buraları. Ama ben burayı bir bahçe gibi görüyorum. Önce bir şeyler ekmeliyim hayatıma. Filizlenip açacak çiçeklerim olsun ki yazayım buralara. Buradaki her bir yazı belki bir gözlem belki kendime bir not. Bugünkü kendime bir not. Herkesin kendine bırakması gereken bir not..
Kendini sev! Her halinde hem de. Sivilcenle, kilonla, boyunla, tarzınla, hayallerinle, seni sen yapan her şeyinle!
Sen özelsin! Bak çevrene senden başka var mı bir tane daha? Aynı senin gibi görünen, senin gibi düşünen.. Yok işte, bir tane daha sen yok! İşte bu yüzden önemlisin.
Asıl önemli olana geliyorum. Kendine değer ver! Kendine değer verirsen hem kendini sever hem de özel görürsün. Ama öyle laf olsun diye değil. Kendini en değerli görmek zorundasın. Altını çiziyorum bu bir zorunluluk. Kendine değer vermezsen kimse sana değer vermez. Kendini bir başkasından değersiz kılarsan o kişi yarın bir gün kendini değerli kılarsa buna kızamazsın. Ben salak mıyım? Yapar mıyım öyle şey d…

BİR AN

Bu kez uzun bir otobüs yolculuğunda yazıyorum.. Uzun bir yol, dingin bir müzik.. Gidiyor yol, bitmeyecek gibi..
Yol bitmiyor da biten şeyler var hayatta. Ömür mesela. Bunu fark etmek için illa birinin hasta olması veya ölmesi mi gereklidir ki? Her an patlayacak bir bomba misali yanı başımızda beklemiyor mudur?
Sağlık mesela. Bitmese de bozulan bir yapı. Peki ya sağlığa şükretmek için hep hasta veya engelli mi görmek gerekir? Gerçek şükür bu mudur ki?
Bir şeyleri fark etmemiz için hep bir şeyler görmek, duymak zorunda mıyız?
Şu an hala nefes alıyorken çeksek en büyük nefesimizi.. İki kelime süzülse dilimizden .. "Çok şükür!" Sonra hala var olan sağlık sorunlarına rağmen bin beterleri için de bi "Şükür" desek.. Hep buna şükür! Belki o zaman o gitmeyen kara bulutlarımız dağılır, yaşadığımız o "anın" tadına varırdık. Evet, o hala nefes aldığın kısacık an. Geri gelmeyen, sadece senin olan.
Belki de hayat sadece bir an.  Biz onu bu denli karmaşıklaştırıyoruz. …