Ana içeriğe atla

Yönetmen Sensin

Merhabaa!Bugün farklı bir şeye değineceğiz..Bir eksikliğimize..Aklında bir çok şey var ama benim aklımdaki kitap okumak..
Çevremdeki bir çok kişi kitap okumayı sevmiyor ya da zamanı yok.Çok az kişi bana yeni kitap öneriyor ve beğendiği bölümleri atıyor.Bende bunun için bir instagram sayfası açtım gidelimm_buralardan diye.Beğendiğiniz bir söz olur da canınız kitap okumayı ister veya bir kitap arayışındaysanız tavsiye amaçlı.Ama tabiki daha çok yeni daha paylaşılacak bir çok şey de olsa bu yeterli değil.Çünkü yakından tanıdıklarım dışında büyük bir çoğunluk da kitap okumuyor!
Öncelikle sevmeyenlerden başlayalım.Kitap sevmemenin tek bir nedeni olabilir.O da kendi seveceğin tarzı bulamamış olmak.Ama o kadar çok tarz var ki eğer bulamadıysan kusura bakma ama bu senin ihmalkarlığın.Macera,yaşanmış hikaye,aşk,psikoloji,kişisel gelişim vs. o kadar çok kitap tarzı var ki birini mutlaka seveceksin.Zaten bir sevdin mi devamı gelecek..
Gel gelelim bir de seviyorum ama "zamanım yok"culara.Bir sürü bahanen var eminim.Hayat telaşından vakit kalmıyor değil mi?Aslında gününü kendi gözünde bir değerlendirirsen kitaba ayrı bir zaman yaratamıyorsan dahi o boş zamanlarına onu yerleştirsen her gün kitap okuyacaksın.Otobüste giderken,otobüs beklerken,birini beklerken,dersine işine ara verdiğinde,yemek pişene kadar dinlendiğinde,akşamları saatlerce telefonda takıldığın zamanlar yerine..Daha sana bir çok "boşa geçen zaman" sayabilirim.Hem zamanın değerlenecek hemde kitabını okuyacaksın.Bir taşta iki kuş yani!
Artık bahaneleri rafına kaldırma zamanı geldi.Önemli olan imkan yaratmak ve biliyorsun,istersek oluyor..
Yakın zamana kadar bende bahanelerimin kölesiydim.Ama fark ettim ki hayat her şeyi yaşamak ve tecrübe edinmek için çok kısa!
Hem okumak dizi veya film izlemekten çok daha zevkli..Çünkü bu kez yönetmen sensin..Yazılı bir senaryo var ve kişileri mekanları sen kendin kurguluyorsun beyninde.Ya da okulda öğrenmediğin ve öğrenemeyeceğin şeyleri öğreneceksin.En acemi kitap dahi sana o kadar çok şey katacak ki sana fark ettirmeden..Bir cümle dahi olsa bilemezsin o cümlenin senin hayatına katacaklarını..En güzeli ise o küçük odandan,o dopdolu otobüsten kurtulup bambaşka bir dünyanın kapısını aralayacaksın..Hatta yeni zevkler hobiler bulacaksın,belki bir idol bulacaksın kendine,derdine derman veya derdinde yanındaymışcasına bir omuz bulacaksın,yalnızlığını giderecek..Daha bir çok şey.Ona şans ver.İnan ki zevkli şeylerde yararlı olabiliyor!Unutma,bir çok kitap yönetmenini bekliyor!..

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bana Değer

Merhaba! Yine yazmadım ihmal ettim buraları. Ama ben burayı bir bahçe gibi görüyorum. Önce bir şeyler ekmeliyim hayatıma. Filizlenip açacak çiçeklerim olsun ki yazayım buralara. Buradaki her bir yazı belki bir gözlem belki kendime bir not. Bugünkü kendime bir not. Herkesin kendine bırakması gereken bir not..
Kendini sev! Her halinde hem de. Sivilcenle, kilonla, boyunla, tarzınla, hayallerinle, seni sen yapan her şeyinle!
Sen özelsin! Bak çevrene senden başka var mı bir tane daha? Aynı senin gibi görünen, senin gibi düşünen.. Yok işte, bir tane daha sen yok! İşte bu yüzden önemlisin.
Asıl önemli olana geliyorum. Kendine değer ver! Kendine değer verirsen hem kendini sever hem de özel görürsün. Ama öyle laf olsun diye değil. Kendini en değerli görmek zorundasın. Altını çiziyorum bu bir zorunluluk. Kendine değer vermezsen kimse sana değer vermez. Kendini bir başkasından değersiz kılarsan o kişi yarın bir gün kendini değerli kılarsa buna kızamazsın. Ben salak mıyım? Yapar mıyım öyle şey d…

Seni Seçtim Pikachu

Merhabaaa.🙌 Yine bir süre yoktum buralarda.😓 "Yazıyorsun da haber mi vermiyorsun?" diyen herkesi yerim!😍
Çaylar,kahveler alındıysa başlıyorum bugünkü konumuza. Bugün "Hayatın ne kadarı bizim elimizde?" diye bir soralım istiyorum. Bana göre hayat ikiye ayrılıyor. Bir kısmı kader bir kısmı seçimdir.  Kader kısmı (inanabilir veya inanmayabilirsin) elimizde olmayan şeyler. Doğum tarihi, ölüm tarihi, kaza, nerede kimin çocuğu olarak doğacağın vs. Yani aslında hayatın ana hatları denilebilir.  Seçim kısmı da senin verdiğin kararlar, tavırlar, davranışlar vs. Yani ana hatların arasını biz yapıyoruz seçimlerle. Her şeyi mutluluğa bağlayan ben bu konuyu da bağlayacağım elbet. Mutlu olmak, üzgün olmak , sinirli olmak da işini,eşini seçmek gibi bir seçim! Başta saçma gelebilir. O halde seninle bir hayale dalalım. Yeni bir güne başlıyorsun. Bi bakıyorsun okula/işe geç kalmıssın. Tepkin muhtemelen hayata isyan etmek olacak. Neden? Sende bir insansın ve herkes gibi uyuyakala…

BİR AN

Bu kez uzun bir otobüs yolculuğunda yazıyorum.. Uzun bir yol, dingin bir müzik.. Gidiyor yol, bitmeyecek gibi..
Yol bitmiyor da biten şeyler var hayatta. Ömür mesela. Bunu fark etmek için illa birinin hasta olması veya ölmesi mi gereklidir ki? Her an patlayacak bir bomba misali yanı başımızda beklemiyor mudur?
Sağlık mesela. Bitmese de bozulan bir yapı. Peki ya sağlığa şükretmek için hep hasta veya engelli mi görmek gerekir? Gerçek şükür bu mudur ki?
Bir şeyleri fark etmemiz için hep bir şeyler görmek, duymak zorunda mıyız?
Şu an hala nefes alıyorken çeksek en büyük nefesimizi.. İki kelime süzülse dilimizden .. "Çok şükür!" Sonra hala var olan sağlık sorunlarına rağmen bin beterleri için de bi "Şükür" desek.. Hep buna şükür! Belki o zaman o gitmeyen kara bulutlarımız dağılır, yaşadığımız o "anın" tadına varırdık. Evet, o hala nefes aldığın kısacık an. Geri gelmeyen, sadece senin olan.
Belki de hayat sadece bir an.  Biz onu bu denli karmaşıklaştırıyoruz. …