Ana içeriğe atla

Ben Mi?

Merhaba!Şimdiye kadar hep senden,bizden konuştuk değil mi?Kendi fikir ve yöntemlerimden bahsettim sana tabi daha önceki yazılarımı okuduysan..😀
Mutlu olun,kahve için,çikolata yiyin diyorum da ben nasılım acaba?Genelde mutlu görünüyor olmam içimin de mutlu olduğu anlamına gelir mi?
O halde sana Işılay'ın içinden bahsedeyim bu kez..Ben de bir çok şeye  üzülüyorum,kırılıyorum ve bende bazen "Yeter!" diyorum.Çünkü bende insanım.Hani senin başına türlü türlü belalar,saçmalıklar geliyor ya benimde geliyor.Benim de sevdiklerimi üzüyorlar,benim de sevdiklerim hastalanıyor.Bu yüzden seni çoğunlukla anlayabiliyorum.Ne yaşadığını,iç savaşlarını,durumlara verdiğin tepkileri ve durumlar karsında ne kadar güçlü olduğunu bilmiyorum.Sadece sana birinin daha aynı şeyleri yaşamadıysa da aynı hisleri yaşadığını söylüyorum.Biliyorum, bunu zaten biliyorsun ama bazen her şeyin senin üstüne geldiğini, en çok acıyı senin çektiğini düşünüyorsun.Hatta belki de insanların dertleri senin hafifine geliyor.Çünkü belki senin ruhunun gemisi yanarken onun tırnağı kırılıyor.Ama unutma ki herkesin acıyı kaldırabilme gücü farklı ve kimsenin tam olarak içini,yaşadığı fırtınaları,psikolojik sıkıntılarını,geçmişte yaşadıklarını bilemezsin.Beni de tanımıyorsan beni de bilmiyorsun öyle değil mi?Kaldı ki tanıyorsan dahi içimdeki her yangını,her sorunu bilemezsin .Seninkilerin de her seni tanıyanın bilmediği gibi.Bilmesin de zaten içinde yaşa bazen de ama bunu hep yapma..Çok özel değilse anlatmayı dene..Anlatmayan derman bulamıyor.Derman olmasa bile sıcacık bir kucağın ne denli iyi geleceğini bilemezsin.Çok özelse de güvendiğin birine anlat.Bu devirde güvenmekte zor biliyorum ama illaki vardır öyle biri kandırma beni.😀Yani mutsuzluğunu da yaşa..Yaşamazsan içinde şişe şişe bir gün zaptedilemeyecek bir hal alır.Ama her şeye de üzülme..Benim gibi yapma yani.🙈Ya da benim gibi kısa yaşa üzüntünü.Bende üzüntümü içimde tutmuyorum.İlk ağlıyorum içindeki yangını söndürene dek sonra uyuyorum (O kadar ağlarsam uyurum tabi😂)Sonra anlatabileceğim kişilere anlatıyorum.Kaçmıyorum üzülmekten ağlamaktan!Bu zayıflık değil çünkü acıyla savaşma mekanizması!Bu beni daha da güçlü kılıyor..Ama bu üzüntüyü kısa tutuyorum.Çünkü uzun tutunca üzülmek alışkanlığa dönüşüyor,konu daha da büyüyor ve içinden çıkılmaz sonuçsuz bir hale geliyor.
Buna zaman yok.. Hayat üzülmek için çok kısa!Yarın yeniden güneş doğacaksa ve biz o güne uyanabileceksek bu sansımızı üzülerek harcamamalıyız.Biliyor muyuz ne kadar daha yaşayacağımızı?
Yaşa işte!Mutluluğunu,hüznünü,acını,heyecanını,şaşkınlığını..Ama kötüyü uzun tutma,bak saat ilerliyor.⏳Her saniye ömründen gidiyor.Yine kaldığın yerden devam etmek zorundasın,her güçlüğe rağmen yeniden mutluluğu araman,peşinden koşman gerekecek.Her şey güzel olacak diyemiyorum ama yeniden denemelisin her zaman.Unutma,"Mutluluk bir şeçimdir."Bütün hayatını bir şeyleri dert edinip yıllarını üzülerek geçirmekte  sana kalmış her şeye ve herkese inat kahkalarınla bu dünyayı inletmek de.Yine de üzgün olmayı seçeceksen bil ki gülmek sana çok yakışıyor!😌
İşte ben de böyleyim..Sen de benim gibi hep yeniden gül!😂Dertlerin canı cehenneme😏Bol kahkahalar😂😂👋

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Seni Seçtim Pikachu

Merhabaaa.🙌 Yine bir süre yoktum buralarda.😓 "Yazıyorsun da haber mi vermiyorsun?" diyen herkesi yerim!😍
Çaylar,kahveler alındıysa başlıyorum bugünkü konumuza. Bugün "Hayatın ne kadarı bizim elimizde?" diye bir soralım istiyorum. Bana göre hayat ikiye ayrılıyor. Bir kısmı kader bir kısmı seçimdir.  Kader kısmı (inanabilir veya inanmayabilirsin) elimizde olmayan şeyler. Doğum tarihi, ölüm tarihi, kaza, nerede kimin çocuğu olarak doğacağın vs. Yani aslında hayatın ana hatları denilebilir.  Seçim kısmı da senin verdiğin kararlar, tavırlar, davranışlar vs. Yani ana hatların arasını biz yapıyoruz seçimlerle. Her şeyi mutluluğa bağlayan ben bu konuyu da bağlayacağım elbet. Mutlu olmak, üzgün olmak , sinirli olmak da işini,eşini seçmek gibi bir seçim! Başta saçma gelebilir. O halde seninle bir hayale dalalım. Yeni bir güne başlıyorsun. Bi bakıyorsun okula/işe geç kalmıssın. Tepkin muhtemelen hayata isyan etmek olacak. Neden? Sende bir insansın ve herkes gibi uyuyakala…

Bana Değer

Merhaba! Yine yazmadım ihmal ettim buraları. Ama ben burayı bir bahçe gibi görüyorum. Önce bir şeyler ekmeliyim hayatıma. Filizlenip açacak çiçeklerim olsun ki yazayım buralara. Buradaki her bir yazı belki bir gözlem belki kendime bir not. Bugünkü kendime bir not. Herkesin kendine bırakması gereken bir not..
Kendini sev! Her halinde hem de. Sivilcenle, kilonla, boyunla, tarzınla, hayallerinle, seni sen yapan her şeyinle!
Sen özelsin! Bak çevrene senden başka var mı bir tane daha? Aynı senin gibi görünen, senin gibi düşünen.. Yok işte, bir tane daha sen yok! İşte bu yüzden önemlisin.
Asıl önemli olana geliyorum. Kendine değer ver! Kendine değer verirsen hem kendini sever hem de özel görürsün. Ama öyle laf olsun diye değil. Kendini en değerli görmek zorundasın. Altını çiziyorum bu bir zorunluluk. Kendine değer vermezsen kimse sana değer vermez. Kendini bir başkasından değersiz kılarsan o kişi yarın bir gün kendini değerli kılarsa buna kızamazsın. Ben salak mıyım? Yapar mıyım öyle şey d…

Huzurlu Olma Serüveni 2

Merhaba! Umuyorum ki perşembe gününden beri sağlığın sıhatin iyidir. Yeni bir serüvene başladığımız şu günlerdeki değişimi hissediyor musun? Hissetmiyorsan da ilerleyen yazılarda huzuru daha mümkün kılacağız. Bu enerji bizi bulacak.
Başlık: Kusursuzluğu Kabullenin
Uzun bir konuyla daha beraberiz. Ben kitapta size ne yazdığını değil hep kendi düşüncelerimi aktarıyor olacağım. Bu nedenle benim gibi düşünüyor olmak zorunda değilsin. Beraber huzuru arıyoruz sadece.
Konumuz aslında bizi "mükemmeliyetçilik" kavramının ortasına atıyor. Huzurumuzu kaçıran hep daha iyisi olması gerekliliği dürtüsü hepimizi görmüyor mu? Halbuki bazı şeyleri olduğu gibi kabul etmek gerekmiyor mu? Her zaman daha iyisi mi olmalı? Bunun için çalışmak denemek şahane bir yolken biz neden bunu bir işkence ve kısır bir döngü içinde bırakırız ki? Hep daha iyisi. En iyisi olmalı. Ama bu kime göre neye göre? Sana göre en iyisi sahiden de en iyisi midir ki? Bunca yıldır kendimizi yorduğumuz yeterli. Biz mükemmel…