Ana içeriğe atla

Mutluluk Avcısı

                                                   
Her şey değişir..
Tüm bakış açın hayallerin,umutların..Kaçamadığın bir sen vardır.Bazen utandığın,bazen şükrettiğin,bazen kabul ettiğin,bazende tebrik ettiğin..Doğru ya "tebrik etmek" de var hayatta!İşte ben buyum demek.."Neler başarıyorum?""Neler yapabiliyorum?"Bu hissi daha bir bebekken yemeği kendimiz ağzımıza götürdüğümüzde aldığımız alkışta hissetmiştik."Ben başardım!"Bir çok histen çok daha iyidir ve bazıları için mutlak gerekli..Mutlak gerekli olan ben..Kimi zaman işe yarasa da zarar verir,yıpratır.Yapacak bir şey yok .."Ben buyum!"Peki ya ben kimim?Bu sorunun cevabını bir çok kişi veremez çünkü zaman ve çaba gerektirir.Ben zaman çaba harcıyor muyum?Bazılarından daha çok.Ama asıl kim olduğun değil seni sen yapan şeyler önemli ve bende bunun peşindeyim..Ben kimine göre arkadaş,kimine göre kardeş ..İsmin bir önemi yok öyle değil mi?Ben sadece mutlu olmak ve herkesi mutlu etmek için vardım.Hayattan zevk almak,zorlukları daha az hasarla atlatmak..Her zaman olmaz tabi ama sözlerim vardı kendime.Mesela ölüm hastalık olmadıkça üzülmeyecektim,çok büyük bir derdim olmadığı sürece gülecektim.Bu konuda insan olarak başardım demek güç..Bense deniyorum kendimce..
Ben mutluluk avcısıydım..Hayal dünyasında yaşayan bir peri kızı..Hep mutlu sonla biten masallar olacaktı..Oldu mu?Bazen evet bazense hayır.Ama dediğim gibi avcıydım ben,avcılar her zaman başarılı olamazlar..Hayat böyle çünkü o hep istediğin "mutlak güzelliğe" ulaşamazsın.Bunu kabullendiğin sürece mutlu olabiliyorsun.Ve tabi yeri geldikçe gerçekleşmeyen hayallerden vazgeçerek.Evet evet baya vazgeçmek!Acı veriyor elbet ama bir söz var ya "Her gün yüzlerce hayal kurarsın ve hiç biri gerçek olmaz..Ama bir gün bir gerçek yaşarsın,hiçbir hayale sığmaz.."
Ne olursa olsun mutlu olmasını bilmeli insan. Somurtmanın sadece yüzde çizgilere neden olacağını..En kötü ihtimal derin bir nefes alıp yeniden doğmayı.. Geçmişe takılmadan yılmadan..
Geçmiş..Bir şey hem mutluluk hem hüzün verebilir mi?Olabilirmiş demek..Yinede daha çok kötü anları hatırlıyoruz o nedenle onlar geride kalmalı.Hiçbir yaşanmışlığı silemezsin,değiştiremezsin,unutamazsın da..Ama eğer takmazsan daha da geride kalır,daha az hatırlarsın..Umarım güzel geçmişler yaratırız  gelecekte..Gelecek mutluluk avcısı için bir çok av getirir ve hikayesi mutlu sonla biter ..

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bana Değer

Merhaba! Yine yazmadım ihmal ettim buraları. Ama ben burayı bir bahçe gibi görüyorum. Önce bir şeyler ekmeliyim hayatıma. Filizlenip açacak çiçeklerim olsun ki yazayım buralara. Buradaki her bir yazı belki bir gözlem belki kendime bir not. Bugünkü kendime bir not. Herkesin kendine bırakması gereken bir not..
Kendini sev! Her halinde hem de. Sivilcenle, kilonla, boyunla, tarzınla, hayallerinle, seni sen yapan her şeyinle!
Sen özelsin! Bak çevrene senden başka var mı bir tane daha? Aynı senin gibi görünen, senin gibi düşünen.. Yok işte, bir tane daha sen yok! İşte bu yüzden önemlisin.
Asıl önemli olana geliyorum. Kendine değer ver! Kendine değer verirsen hem kendini sever hem de özel görürsün. Ama öyle laf olsun diye değil. Kendini en değerli görmek zorundasın. Altını çiziyorum bu bir zorunluluk. Kendine değer vermezsen kimse sana değer vermez. Kendini bir başkasından değersiz kılarsan o kişi yarın bir gün kendini değerli kılarsa buna kızamazsın. Ben salak mıyım? Yapar mıyım öyle şey d…

Huzurlu Olma Serüveni 2

Merhaba! Umuyorum ki perşembe gününden beri sağlığın sıhatin iyidir. Yeni bir serüvene başladığımız şu günlerdeki değişimi hissediyor musun? Hissetmiyorsan da ilerleyen yazılarda huzuru daha mümkün kılacağız. Bu enerji bizi bulacak.
Başlık: Kusursuzluğu Kabullenin
Uzun bir konuyla daha beraberiz. Ben kitapta size ne yazdığını değil hep kendi düşüncelerimi aktarıyor olacağım. Bu nedenle benim gibi düşünüyor olmak zorunda değilsin. Beraber huzuru arıyoruz sadece.
Konumuz aslında bizi "mükemmeliyetçilik" kavramının ortasına atıyor. Huzurumuzu kaçıran hep daha iyisi olması gerekliliği dürtüsü hepimizi görmüyor mu? Halbuki bazı şeyleri olduğu gibi kabul etmek gerekmiyor mu? Her zaman daha iyisi mi olmalı? Bunun için çalışmak denemek şahane bir yolken biz neden bunu bir işkence ve kısır bir döngü içinde bırakırız ki? Hep daha iyisi. En iyisi olmalı. Ama bu kime göre neye göre? Sana göre en iyisi sahiden de en iyisi midir ki? Bunca yıldır kendimizi yorduğumuz yeterli. Biz mükemmel…

Senin İçin Huzur

Merhabalar!  Blogger okuyan, yazan üç beş insan kaldık herhalde şurada. 😂 Hatta okuyan kişi sayısı okul bazında artarken yazı okuma olarak düştüğü şu günlerde seninle burada buluşmak çok özel..
Sürekli yazayım dedim olmadı. Zorlayınca da hiç olmaz ya hani tam da öyle bir durum.
Yazmayı,  seninle burada konuşmayı seviyorum ben.  Bu nedenledir ki özür diliyorum verdiğim aralar için.
Huzur arayışımız bu yazıda devam ediyor. Sık sık yazmaya çalışacağım. Canlansın buralarda yazın gelişiyle. Bir Youtube klasiği gibi yaparak anasayfamdaki abone ol tuşuna tıklar mail adresinizi yazarsanız ben yazı koydukça bildirim gelir. (Şaka değil 😄)
Bugünkü konumuz kitaptan olmayacak. Huzurun senin için ne ifade ettiğine bakmadan huzuru aramak da saçma geldi.
Sor istiyorum kendine huzur senin için ne?
Aklına ne geliyor huzur denilince?
Bir meyhanede rakı balık mı?
Ailenle geçirdiğin bir akşam mı?
Deniz kenarında çekirdek çitlenmek mi?
Balık tutmak mı?
Bomboş yatmak mı?
Tatil mi?
Çalışmak mı?
Daha sonra…