Ana içeriğe atla

En Son Ne Zaman?

En son ne zaman kendini sevdin?
En son ne zaman kendini tebrik ettin?
En son ne zaman kendine çok değerli oldugunu hatırlattın?
Büyük ihtimalle sorular seni biraz düşündürdü . Belki cevap vermekte zorlandın. Hatta belkide bunu hiç yapmadığını fark ettin..
Çevrende bir sürü insan var değil mi? Bazılarını gerçekten cok seviyorsun. Onlara her fırsatta sevdiğini, onun senin için değerli olduğunu bir şekilde söylerken neden bunu kendine yapmıyorsun?
Kendimizi niçin bu kadar ikinci plana atıyoruz? Önemli olan kendimiz değil miyiz ki? Canından çok sevdiğin biri olabilir tabiki. Onun için canını vereceğin birileri.
Ama iste o sevdiklerinin kalbini sevgiyle doldurmak için dahi sen gereklisin.
Ne kadar önemli olduğunu fark et. Sürekli kusurlarına,başaramadıklarına takılı kalma. Kendini sayfalarca aşağılayacak şey bulabiliyorken neden kendine iki güzel söz söylemiyorsun ki? Çok büyük bir şey demiyorum inan. Mesela aynaya baktığında kusurlarına rağmen ne kadar mükemmel olduğunu gör.
Hani herkesten iltifat bekliyorsun ya! Bir kez sen bunu yaptın mi ki başkalarından bekliyorsun? Bir sabahta aynada ne kadar güzelim/yakışıklıyım, ne kadar da mükemmelim de! Biraz da sen şımar! Nasıl olsa hiç kimse bunu görmeyecek.
Kendine saygın olsun, kendine sevgin olsun. Hani her ilişkide sevgi saygı önemli dersin ya, hıh iste kendinle aranda da bunun önemli olduğundan bahsediyorum.
Her sabah kendine güzel bir şey desen; enerjin, yaşama heyecanın, modun bir anda değişecek! Sen önemlisin, sen mükemmelsin ve bunu hiç bir şey değiştiremez.. Lütfen bunu kendine hatırlat.🙌 Hatta hemen şimdi! Ne bekliyoruz ki?😂

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Seni Seçtim Pikachu

Merhabaaa.🙌 Yine bir süre yoktum buralarda.😓 "Yazıyorsun da haber mi vermiyorsun?" diyen herkesi yerim!😍
Çaylar,kahveler alındıysa başlıyorum bugünkü konumuza. Bugün "Hayatın ne kadarı bizim elimizde?" diye bir soralım istiyorum. Bana göre hayat ikiye ayrılıyor. Bir kısmı kader bir kısmı seçimdir.  Kader kısmı (inanabilir veya inanmayabilirsin) elimizde olmayan şeyler. Doğum tarihi, ölüm tarihi, kaza, nerede kimin çocuğu olarak doğacağın vs. Yani aslında hayatın ana hatları denilebilir.  Seçim kısmı da senin verdiğin kararlar, tavırlar, davranışlar vs. Yani ana hatların arasını biz yapıyoruz seçimlerle. Her şeyi mutluluğa bağlayan ben bu konuyu da bağlayacağım elbet. Mutlu olmak, üzgün olmak , sinirli olmak da işini,eşini seçmek gibi bir seçim! Başta saçma gelebilir. O halde seninle bir hayale dalalım. Yeni bir güne başlıyorsun. Bi bakıyorsun okula/işe geç kalmıssın. Tepkin muhtemelen hayata isyan etmek olacak. Neden? Sende bir insansın ve herkes gibi uyuyakala…

Bana Değer

Merhaba! Yine yazmadım ihmal ettim buraları. Ama ben burayı bir bahçe gibi görüyorum. Önce bir şeyler ekmeliyim hayatıma. Filizlenip açacak çiçeklerim olsun ki yazayım buralara. Buradaki her bir yazı belki bir gözlem belki kendime bir not. Bugünkü kendime bir not. Herkesin kendine bırakması gereken bir not..
Kendini sev! Her halinde hem de. Sivilcenle, kilonla, boyunla, tarzınla, hayallerinle, seni sen yapan her şeyinle!
Sen özelsin! Bak çevrene senden başka var mı bir tane daha? Aynı senin gibi görünen, senin gibi düşünen.. Yok işte, bir tane daha sen yok! İşte bu yüzden önemlisin.
Asıl önemli olana geliyorum. Kendine değer ver! Kendine değer verirsen hem kendini sever hem de özel görürsün. Ama öyle laf olsun diye değil. Kendini en değerli görmek zorundasın. Altını çiziyorum bu bir zorunluluk. Kendine değer vermezsen kimse sana değer vermez. Kendini bir başkasından değersiz kılarsan o kişi yarın bir gün kendini değerli kılarsa buna kızamazsın. Ben salak mıyım? Yapar mıyım öyle şey d…

Huzurlu Olma Serüveni 2

Merhaba! Umuyorum ki perşembe gününden beri sağlığın sıhatin iyidir. Yeni bir serüvene başladığımız şu günlerdeki değişimi hissediyor musun? Hissetmiyorsan da ilerleyen yazılarda huzuru daha mümkün kılacağız. Bu enerji bizi bulacak.
Başlık: Kusursuzluğu Kabullenin
Uzun bir konuyla daha beraberiz. Ben kitapta size ne yazdığını değil hep kendi düşüncelerimi aktarıyor olacağım. Bu nedenle benim gibi düşünüyor olmak zorunda değilsin. Beraber huzuru arıyoruz sadece.
Konumuz aslında bizi "mükemmeliyetçilik" kavramının ortasına atıyor. Huzurumuzu kaçıran hep daha iyisi olması gerekliliği dürtüsü hepimizi görmüyor mu? Halbuki bazı şeyleri olduğu gibi kabul etmek gerekmiyor mu? Her zaman daha iyisi mi olmalı? Bunun için çalışmak denemek şahane bir yolken biz neden bunu bir işkence ve kısır bir döngü içinde bırakırız ki? Hep daha iyisi. En iyisi olmalı. Ama bu kime göre neye göre? Sana göre en iyisi sahiden de en iyisi midir ki? Bunca yıldır kendimizi yorduğumuz yeterli. Biz mükemmel…