Ana içeriğe atla

Kaybetme Korkusu

Merhaba!Bu kez sohbet havasında bir blog olacak..Aslında bakacak olursanız blogumda hep mutluluk veren,iyi hissettiren,motive eden yazılar yazmak için başlamıştım.Lakin su son günlerde olanlardan sonra buraya gülün,eğlenin,mutlu olun yazamıyorum..Bir süre hiçbir şey paylaşmayayım dedim,olmadı.Çünkü burası benim düşüncelerimi paylaştığım bir platform ise bu düşüncelerimi de yazmalıydım.Baştan belirteyim kalkıp siyaset yapacak değilim!Kaldı ki siyaset yapabilecek kadar bilgiye sahip de değilim.Olsaydı dahi bunun yeri burası değil hiçbir zaman da olmayacak..
İyi giden şeyler olsa da,hayat devam de etse ülkemiz açısından durum böyle değil..Her gün sevdiklerimizi kaybetmemek ve ölmemek umuduyla uyanıyoruz..Meğerse konu ölüm olunca bencil olurmuş insan..Hiç kimse ölsün istemesekte  özellikle sevdiklerimizi kayırırmışız. Çünkü öyle sevdiklerimiz var ki sanki onlar olmazsa yaşayamazmışız gibi geliyor..Elbet bir gün böyle şeyler olacak ama bu konuda ne kadar geç o kadar iyi..Kaldı ki böyle bir şekilde 'yok yere' ölmek, ölmek için hiçte iyi bir neden değil..Ölmek için iyi bir neden olur mu demeyin..Ölümünde güzeli olur..Bu da acı çekmeden ve iyi bir neden için ölmekle olur.Mesela birinin hayatını kurtarmak için ölmek,benim için en iyi neden ..
Bu patlamalarda bize bir şey olmasa dahi her yerde polis görmek,kalabalık ortamdan korkmak,dışarıda olduğumuz her an endişe duymak bile yeterince can sıkıcı değil mi?Telefonlar artık "İyisin değil mi?Dışarı fazla çıkma!" ile başlamıyor mu?Peki daha güzel bir soru sorayım.Bu nereye kadar böyle sürecek?Bir kez oldu bir daha olmaz deyip unutup geçebileceğimiz bir şey değil bu kez..Ölenlere yas tutarken yenilerinin eklenmesi..Ve bunların bazen çok yakınında olması..
Peki ya şimdi hiçbir şey yokmuş gibi devam etme zorunluluğu ne olacak?Mecbursun işine,okuluna,marketine gitmeye..Nereye kadar kaçıp evde oturabilirsin ki?
Allah'tan herkese sabır diliyorum..Ve bu olayların en yakın zamanda son bulmasını..
Bu olaylar sonucunda fark ettiğim ise gerçekten ateş düştüğü yeri yakıyor ve bazı insanları kaybetme düşüncesi dahi öyle korkunç ki kendi canını bile umursamıyorsun..Evet,ölmekte kaybetmekte bir son değil..Ama ayrılığın hüznü hep aynı..Hep acı ..

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Huzurlu Olma Serüveni 2

Merhaba! Umuyorum ki perşembe gününden beri sağlığın sıhatin iyidir. Yeni bir serüvene başladığımız şu günlerdeki değişimi hissediyor musun? Hissetmiyorsan da ilerleyen yazılarda huzuru daha mümkün kılacağız. Bu enerji bizi bulacak.
Başlık: Kusursuzluğu Kabullenin
Uzun bir konuyla daha beraberiz. Ben kitapta size ne yazdığını değil hep kendi düşüncelerimi aktarıyor olacağım. Bu nedenle benim gibi düşünüyor olmak zorunda değilsin. Beraber huzuru arıyoruz sadece.
Konumuz aslında bizi "mükemmeliyetçilik" kavramının ortasına atıyor. Huzurumuzu kaçıran hep daha iyisi olması gerekliliği dürtüsü hepimizi görmüyor mu? Halbuki bazı şeyleri olduğu gibi kabul etmek gerekmiyor mu? Her zaman daha iyisi mi olmalı? Bunun için çalışmak denemek şahane bir yolken biz neden bunu bir işkence ve kısır bir döngü içinde bırakırız ki? Hep daha iyisi. En iyisi olmalı. Ama bu kime göre neye göre? Sana göre en iyisi sahiden de en iyisi midir ki? Bunca yıldır kendimizi yorduğumuz yeterli. Biz mükemmel…

Senin İçin Huzur

Merhabalar!  Blogger okuyan, yazan üç beş insan kaldık herhalde şurada. 😂 Hatta okuyan kişi sayısı okul bazında artarken yazı okuma olarak düştüğü şu günlerde seninle burada buluşmak çok özel..
Sürekli yazayım dedim olmadı. Zorlayınca da hiç olmaz ya hani tam da öyle bir durum.
Yazmayı,  seninle burada konuşmayı seviyorum ben.  Bu nedenledir ki özür diliyorum verdiğim aralar için.
Huzur arayışımız bu yazıda devam ediyor. Sık sık yazmaya çalışacağım. Canlansın buralarda yazın gelişiyle. Bir Youtube klasiği gibi yaparak anasayfamdaki abone ol tuşuna tıklar mail adresinizi yazarsanız ben yazı koydukça bildirim gelir. (Şaka değil 😄)
Bugünkü konumuz kitaptan olmayacak. Huzurun senin için ne ifade ettiğine bakmadan huzuru aramak da saçma geldi.
Sor istiyorum kendine huzur senin için ne?
Aklına ne geliyor huzur denilince?
Bir meyhanede rakı balık mı?
Ailenle geçirdiğin bir akşam mı?
Deniz kenarında çekirdek çitlenmek mi?
Balık tutmak mı?
Bomboş yatmak mı?
Tatil mi?
Çalışmak mı?
Daha sonra…

Huzurlu Olma Serüveni 1

Buralar eskiden nasıl da canlıydı. Şimdiler de yokmuşum. Halbuki ne hevesle yazar, paylaşırdım sizlerle. Nasıl severdim seninle/ sizinle konuşmayı...
Sanmayın ki bıraktım buraları. Sadece hep aynı konular üzerinden gitmeyelim yeni konsept bulalım istedim. Yazayım bak bunu diyeceğim bir ilham. Daha geçen gün almış olduğum bir kitap farklı bir bakış açısı sundu. Madem öyle bende burada paylaşayım bir çay eşliğinde tartışalım dedim.
Kitabımız Dr. Richard Carlson'nın "Huzurlu Olmak İstiyorsanız Ufak Şeyleri Dert Etmeyin" isimli kitabı. Tam 190 başlıktan oluşuyor. Bende Salı Perşembe ve Cumartesi günleri bir başlıkla geleceğim.
Bugün ilk başlıkla başlıyoruz.
Başlık: Ufak Tefek Şeyleri Dert Etmeyin
Hayatta ne kadar saçma ve küçük şeylere dakikalarımızı hatta saatlerini harcadığımızı fark ediyor muyuz? Kötü haber ne yazık ki fark etmiyoruz. Daha da fenası bunları büyütüp büyütüp bir dünya haline getiriyoruz. Sonrası belli zaten. Depresif haller, her şey üstüme geliyorlar. Haya…