Ana içeriğe atla

Çaylı Sohbet



   Merhaba! Yeni sıcak bir merhaba! Soğumaya yüz tutan havaların aksine güneşi çağırırcasına merhaba!
Bu kez bir konu belirlemedim. Sohbet etmek istiyorum seninle. Karşımda ol, bir çayımız, bir arka fon müziğimiz, orta halli bir manzaramız olsun. Sen anlat dök içini. Hep ben mi anlatacağım sanki? Sen konuş birazda.. Sahi nasıl gidiyor hayat? İyi kötü diye geçiştirme beni öyle. Sorgulayalım istiyorum biraz seninle. Ne derdin var?Anlat hadi! Ya da gerçekten hiçbir sorun yok mu? Zorla da sorun bulma bana. 😄Ama içten içe hep düşündüğün, kafanın içinde dönüp dolaşan şeyler varsa hani anlat bana. Anlatmak rahatlatacak inan bana..
Sen haklısın, en doğrusunu yapmışsın, her şey düzelecek desem rahatır mı bu seni birazcık?🙈
Neyse biraz da ben konuşayım o halde. Derdin belki küçük belki gerçekten de ciddi bir şey. Klişe ama arada bu dünyaya kazık çakmadığını ve çakamayacağınıda hatırla lütfen. Şu andan daha değerli bir şey yok. Her şey düzelir de şu anlar bir kez daha geri gelmez. Bazen o bir anın da değerini görebil istiyorum!
Mutluluğun tanımı gülmek veya dertsiz olmak değil. Fazla dertler de sinir bozup güldürmüyor mu sanki?
Mutluluk kısacık bir an sadece. Keyif aldığın, kendini iyi hissettiğin o kısacık an! İnan bana o kısacık anlar için bile çekilir bu dünyanın çilesi.
O kısacık anlarım çok olsun diyorsan her anının farkında olman lazım. O küçük anlardaki büyük mutlulukları görebilmek önemli olan. Her anının farkında olursan o minik anlarında hep seninle olur..
Nerde kalmıştık? Dertler! Ha onlar hiç bitmeyecek. Kimi zaman çantayla kimi zaman bavulla seyahate gelecekler dünyana. Kimisi kalıcı olacak kimisi misafir. Bunlar senin o kısacık anlarına mal olmamalı. Olursa çekilmez olur hayat sana. Hani şu yatılı gelip bir türlü gitmeyen uzak akrabalar gibi.😄
Seni bilmem ama ben eğlendim.😊Güzel bir sohbetti, yine gel olur mu? Çaylar benden kahkalar senden olsun.Hoşçakal..

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Seni Seçtim Pikachu

Merhabaaa.🙌 Yine bir süre yoktum buralarda.😓 "Yazıyorsun da haber mi vermiyorsun?" diyen herkesi yerim!😍
Çaylar,kahveler alındıysa başlıyorum bugünkü konumuza. Bugün "Hayatın ne kadarı bizim elimizde?" diye bir soralım istiyorum. Bana göre hayat ikiye ayrılıyor. Bir kısmı kader bir kısmı seçimdir.  Kader kısmı (inanabilir veya inanmayabilirsin) elimizde olmayan şeyler. Doğum tarihi, ölüm tarihi, kaza, nerede kimin çocuğu olarak doğacağın vs. Yani aslında hayatın ana hatları denilebilir.  Seçim kısmı da senin verdiğin kararlar, tavırlar, davranışlar vs. Yani ana hatların arasını biz yapıyoruz seçimlerle. Her şeyi mutluluğa bağlayan ben bu konuyu da bağlayacağım elbet. Mutlu olmak, üzgün olmak , sinirli olmak da işini,eşini seçmek gibi bir seçim! Başta saçma gelebilir. O halde seninle bir hayale dalalım. Yeni bir güne başlıyorsun. Bi bakıyorsun okula/işe geç kalmıssın. Tepkin muhtemelen hayata isyan etmek olacak. Neden? Sende bir insansın ve herkes gibi uyuyakala…

Bana Değer

Merhaba! Yine yazmadım ihmal ettim buraları. Ama ben burayı bir bahçe gibi görüyorum. Önce bir şeyler ekmeliyim hayatıma. Filizlenip açacak çiçeklerim olsun ki yazayım buralara. Buradaki her bir yazı belki bir gözlem belki kendime bir not. Bugünkü kendime bir not. Herkesin kendine bırakması gereken bir not..
Kendini sev! Her halinde hem de. Sivilcenle, kilonla, boyunla, tarzınla, hayallerinle, seni sen yapan her şeyinle!
Sen özelsin! Bak çevrene senden başka var mı bir tane daha? Aynı senin gibi görünen, senin gibi düşünen.. Yok işte, bir tane daha sen yok! İşte bu yüzden önemlisin.
Asıl önemli olana geliyorum. Kendine değer ver! Kendine değer verirsen hem kendini sever hem de özel görürsün. Ama öyle laf olsun diye değil. Kendini en değerli görmek zorundasın. Altını çiziyorum bu bir zorunluluk. Kendine değer vermezsen kimse sana değer vermez. Kendini bir başkasından değersiz kılarsan o kişi yarın bir gün kendini değerli kılarsa buna kızamazsın. Ben salak mıyım? Yapar mıyım öyle şey d…

BİR AN

Bu kez uzun bir otobüs yolculuğunda yazıyorum.. Uzun bir yol, dingin bir müzik.. Gidiyor yol, bitmeyecek gibi..
Yol bitmiyor da biten şeyler var hayatta. Ömür mesela. Bunu fark etmek için illa birinin hasta olması veya ölmesi mi gereklidir ki? Her an patlayacak bir bomba misali yanı başımızda beklemiyor mudur?
Sağlık mesela. Bitmese de bozulan bir yapı. Peki ya sağlığa şükretmek için hep hasta veya engelli mi görmek gerekir? Gerçek şükür bu mudur ki?
Bir şeyleri fark etmemiz için hep bir şeyler görmek, duymak zorunda mıyız?
Şu an hala nefes alıyorken çeksek en büyük nefesimizi.. İki kelime süzülse dilimizden .. "Çok şükür!" Sonra hala var olan sağlık sorunlarına rağmen bin beterleri için de bi "Şükür" desek.. Hep buna şükür! Belki o zaman o gitmeyen kara bulutlarımız dağılır, yaşadığımız o "anın" tadına varırdık. Evet, o hala nefes aldığın kısacık an. Geri gelmeyen, sadece senin olan.
Belki de hayat sadece bir an.  Biz onu bu denli karmaşıklaştırıyoruz. …